Kitap Kulübümüzün 2. Toplantısı – Şiddetsiz İletişim

1
40

22 Şubat cumartesi günü kitap kulübümüzün 2. buluşmasını gerçekleştirdik. Sayımız her geçen gün daha da artıyor. Kitap konumuz olsun, kitaplarla büyüyelim, gelişelim diyoruz. 

Bu ay ki kitabımız Şiddetsiz İletişim – Marshall B. Rosenberg’ti. Kitabı herkes genel olarak çok beğenmiş. Tek ortak eleştirimiz çok tekrar olmasıydı. Bir de kişisel gelişim kitapları roman gibi kolay okunmuyor.Durmak, aralarda not almak gerekiyor.

Yazar arkadaşımız Ayça Coşgun bize sürpriz yapıp kendi kitabını bize özel imzaladı. Kitabının adı Bir Tutam Sonbahar. Bir sonraki kitabımız da hem Ayça’nın kitabını hem de Camdaki Kız kitabını konuşacağız.

Bu arada Kulübümüzün İstanbul ve Bursa’dan da katılımcıları var. @cokcalisankadin instagram hesabının sahibi sevgili Işıl da uzaktan bize yorumlarını gönderiyor. https://www.calisankadin.org internet sitesinin sahiplerinden Işıl’ın yorumunu aşağıya ekliyorum.Şiddetsiz İletişim’in nasıl olması gerektiğini bir örnekle açıklamış.  Eline, kalemine sağlık.

Biz Kimiz Kadınız Kitap Kulübünün 22 Şubat Cumartesi 2.buluşması Ankara’da bugün gerçekleşti.Kulubumuz katılımcıların tümünü etiketlemeye çalıştım.  Biz de sanal olarak kalpler ve beyinlerde yer alarak oradaydık😊

BU buluşmanın kitabı Şiddetsiz İletişim (Yazar: Marshall B.Rosenberg PH) idi. Bununla ilgili sitemizde bir yazımız mevcut. Okumak isteyenler için linki https://www.calisankadin.org/post/siddetsiz-iletisim-bir-yasam-dili burada yer alıyor.

Biz de Çalışan Kadınlar olarak birimizin diğerine uyguladığı Şiddetsiz İletişim Uygulamasını yazmaya karar verdik. Konuşmacılar 1 (K1) ve 2 (K2) olarak diyaloglarımız ekte. Keyifli okumalar dileriz.

K1: İşyerinde bugün müdürümle tartıştık ve acayip sinirliyim kendisine.

K2: Neden tartıştınız?

K1: Bir iş verdi ve öncelikli olarak bu işi yapmamı istedi. Ben de elimde başka öncelikli işler olduğunu ayrıca başka departmanlarında bu işi yapabilecek yetki ve becerileri olduğunu söyledim. “Ama bu senin bölümünün işi.” dedi.  Ben de bu şirkette zaten birtek bizim çalıştığımızı, diğer departmanların yan gelip yattıklarını söyledim. Bana “Sen buradan para alıyorsan bu işi yapmalısın” dedi. Ben de “Aldığım parayı sonuna kadar hakediyorum, iş yapmayanlar düşünsün.” dedim. O da beni alttan alacağına üstüme üstüme geldi, “Yapacaksın bu işi” deyip bağırdı çağırdı. Herkesin ortasında bana “Bitki çayı iç rahatlarsın” dedi. Bu tümce bana çok ağır geldi. Ne kadar saygısız bir insanla çalışıyorum, ne kadar şanssızım.

K2: Hadi gel şiddetsiz iletişim uygulayalım sana. Öncelikle bir gözlem yapalım mı beraber? Şirkette tek başına dolaşınca ne görüyorsun bana anlatır mısın?

K1: Bir tarafta bizim gibi hiç kafasını kaldırmadantümgayretiyle çalışan, çalan telefonlara tek tek cevap verenleri görüyorum;  bir tarafta da mesai saatlerinde kahve, çay içip birbiriyle sohbet eden, telefonlara hiç dönmeyenler var.

K2: Peki müdürün de yapıyor bu resimde?

K1: OO.. Mesaiye 9 buçuktan önce gelmez, kahve içmeye gider yarım saatten önce gelmez.

K2: Peki çok çalışan- az çalışan iki taraf için de duygularınnedir ? İlk aklına gelenleri söyle.          

K1: İsteksiz, hevesi kırılmış, öfkeli, ümitsiz, gönülsüz.

K2: Peki sence şirkette bazı kişilerin telefonları açmayıp çay içmesi sence senin hangi ihtiyacını karşılamıyor? Ya da sana neden ters geliyor?

K1: Onlar telefonu açmayınca bana düşüyor ve ben müşteriyle ilgilenmek durumunda kalıyorum. BU durum adalet anlayışımı zedeliyor. Güven ihtiyacım karşılanmıyor. Herkesin çok çalışıyor olmasına ihtiyacım var.

K2: Peki neden?

K1: Bilemiyorum, sanırım adalet ve aidiyet ihtiyacım var. Bir şirketten para almayı ve orada çalışmayı güvelik ihtiyacım olduğu için tercih ediyorum ve bu tercihimden memnunum. Ama çalıştığım şirkette adalet ve güven ihtiyacım karşılanmıyor. Bu çelişki beni mutsuz ediyor.

K2 :Son olarak ihtiyaçlarınla bağlantılı olarak  kendine neyi rica edebilirsin? Biliyorsun ki işyerinde stres, öfke insanı derinden yaralayan bir hal alabilir. Sen bu tartışmaları yaşamamak için kendinden neyi yapmayı isteyebilirsin?

K1: Belki ben de telefona az çıkıp kafamı dinleyebilmek için bir çay içerim ama o zaman müşterilerin telefonları cevapsız kalacak

K2: Peki senden daha önemli mi?

K1: Hayır değil”.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz