Kelimelerle Şiddet

1
91

Kitap kulübümüzün ikinci kitabını “Şiddetsiz İletişim” kitabı olarak belirledik.  Tatildi , başka kitaplardı derken bir türlü okumaya fırsat bulamamıştım. 22 şubat cumartesi günü toplanıp kitabı konuşacağız. Moderatör olarak beni seçtiler, yani kitabı ben çalışacağım:))) sorular hazırlayıp kitabı tartışacağız. Bu yüzden kitabı okumaya başladım nihayet.

Kitabı okurken, konuşurken bilmeden ne kadar zarar verdiğimizi fark ettim birbirimize. Resmen birbirimize kelimelerle şiddet uyguluyoruz.

Kendi hayatımdan , yaşadıklarımdan örnek vermek istiyorum bu konuyla ilgili. Kızım son zamanlarda biraz kilo aldı. Memlekete tatillerde gittiğimizde akrabaların fütursuzca eleştirileri yüzünden onlarla kavga etmemek için kendimi zor tuttum. İnsanların nasıl bu kadar acımasız olabildiğine, ergenlik çağında ki bir insanı ne kadar yaralayabileceklerini umursamamalarına şaşırdım. Bir kez daha şaşırdım. İnsanların acımasızlığı beni hep şaşırtıyor.

Mesela bir arkadaşım var beni her gördüğün de “kilo almışsın” diyor. Genelde aynı kiloyum ama her gördüğünde bana şiddet uygulamak istiyor:)))) Bana neyse de kızıma bu yapıldığında çok sinirleniyorum. Çünkü ben aslında böyle şeyler söyleyen insanların kendileriyle ilgili sorunları olduğunu biliyorum ama kızım daha çocuk olduğu için bu tarz söylemler ona zarar verebilir. Annelik iç güdüsüyle onu korumaya çalışırken çevremdekilerle çatışabiliyorum bazen. Ama insanların belli bir yaşa gelmiş olmalarına rağmen iletişim şekillerinde herhangi bir gelişme olmaması, hatta bunu bunu bir sorun olarak bile görmemeleri çok üzücü bir durum.

Kitapla ilgili uzun bir tanıtım yazısı yazmayı planlıyorum. Hepimizin bu kitabı okumaya ve uygulamaya ihtiyacı var. Kelimelerimizle birisine çok rahat zarar verebiliyoruz ve bunu umursamıyoruz. Bu şefkatsizlik bizi öldürecek:)))

İletişim hayatımızın en önemli konularından biri aslında. Neden okullarda yok diye merak ediyorum. İletişim kurmadığımız bir dakika bile yok. Hiç kimse olmasa kendimizle iletişim kuruyoruz ve maalesef eğer iletişim dilimiz şefkatli değilse kendimize de çok zarar veriyoruz. Ki çevresine kelimeleriyle zarar veren insan aslında kendine daha çok zarar veriyor.

Kitaptan çok çarpıcı bir örnek vereyim hatırladığım kadarıyla. Bir nazi kampında genç bir nazi subayı bir kadına çok kötü davranıyor ve kadın diyor ki “genç adam neden bu kadar öfkelisin? hangi ihtiyacın karşılanmadı? sevgilinle mi kavga ettin? ne gibi bir sorunun var. Bunu bilmek ve düzeltmek isterdim. Çünkü senin gibi öfke dolu genç adamlar çok kötü şeyler yapabiliyorlar”. İçindeki şefkati koruyabilen bir kadın ve şiddetin yayılmasından korkuyor.

Şiddetsiz iletişim , şefkatli iletişim,ya da  empatik iletişim tanımlamaların hepsini kullanabiliriz bu iletişim şekli için. Adı, tanımı önemli değil. Mantığı anlaşılsın yeter.

Şiddetin illa fiziksel olması gerekmiyor. Ruhsal şiddette insanlara çok acı verebiliyor. Hatta yıllar önce okuduğum bir makaleye göre bir insana yapılacak en büyük işkence onu yok saymakmış.

Birileriyle iletişim kurarken hatta en önemlisi kendimizle iletişim kurarken şefkatli davransak neler değişir? Bir deneyip görmek gerek.

1 Yorum

  1. Her zamanki gibi ne güzel yazmışsın Kadriyeciğim,
    İyi söz söylediğinde bile başka anlamlara çeken bir çok insan varken çevremizde
    Bu tip şiddet dili kullanan insanları anlamamız mümkün değil değil mi?
    Çok üzücü gerçekten de
    bence empati çok çok önemli
    kendisine öyle bir söz söylenince nasıl hisseder bir durup onu düşünse bu şekilde konuşmaz sanırım
    bu konuda sanırım pek bi dertliyiz :)))
    sevgiler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz