N.P. - Eleştiri Gizli Hayranlıktır

Nostaljik Pazartesi de bugün 2015 yılından bir yazımı paylaşmak istiyorum.

Çok sevdiğim bir söz var, siz de  bilirsiniz "dünyada hiç kimse başka birini yargılayacak kadar mükemmel değildir" . Bir diğer söz de(en sevdiğim) "ilk taşı en günahsız olanımız atsın" (var mı ki günahsız biri?). Ve başka bir tane daha bu konuyla ilgili (kızılderili atasözü olduğunu okumuştum) "Birini yargılamadan önce onun makosenlerini(ayakkabılarını) giyip dolaş". Yani burada ki tüm özlü sözlerden anlayacağımız şey "birini yargılamak ne haddimize" olmalıdır.
Şu yaşıma geldim eleştirilmeyi olgunlukla karşılayan insan evladı görmedim:) Doğru bile olsa. Bütün dünya böyle olduğunu bilse bile. Ama yöntemleri vardır tabi eleştirmenin, yani çok zor durumdaysak, eleştirmeden olmayacaksa, hayat memat meselesiyse falan:) Yoksa egomuzun tatmini için eleştirmek hiç bir şekilde kabul edilemez. Hayranlıktır, kıskançlıktır o zaman o eleştiri.
Mesela birini eleştirmek istiyorsunuz. Çünkü onu çok seviyorsunuz ve düzelmesini istiyorsunuz. Nasıl eleştireceğiz o zaman? Önce övme, takdir etme cümlesi ile başlamalıyız. Mesela "Şu davranışın çok hoştu" ya da "çok güzel giyinmişsin, kıyafetine bayıldım". Korkmayın bol bol kullanın "harikasın, süpersin, çok doğru yapmışsın, ne güzel düşünmüşsün" . Bu cümleler hiç bir zararı olmayan ve kullanıldığında herkesi iyi hissettiren cümleler. Bir deneyin bana dua edeceksiniz:)
İkinci olarak eleştirdiğimiz kişi değil davranış. Bunu unutmadan sadece davranışa yönelik eleştiri yapmalıyız. Çünkü rahatsız olduğumuz kişi değil onun yaptığı bir şey, öyle değil mi?
Üçüncü olarak ta suçlayıcı bir dil değil , ben dili kullanarak kendisinin fark etmesini sağlamak. Mesela "acaba şöyle yapsan daha mı iyi olur?". "Bu konuda farklı davransaydın sonuç daha iyi olurdu öyle değil mi?" "Yanılıyor olabilir misin?" "Ben olsam şöyle yapardım" "Sen böyle davrandığında üzülüyorum,kırılıyorum, kötü hissediyorum" vb..........
 Böylece hiç kimse kırılmaz, eleştiri davranışı düzeltme amacına ulaşır. Kişi en azında farkında olup davranışı üzerinde düşünür ve değiştirir de. Amacımız üzüm yemek bağcıyı dövmek değil öyle değil mi?



8 yorum:

  1. Yargılama! Nasihat Etme! Eleştirme!
    Bu üçünü düstur edinebilmek için gayretteyim
    herkese tavsiye ederim
    eminim hayat bu üçünü yapmasak çok daha güzel olacak
    yazın da her zamanki gibi çok faydalı ve duyarlı
    sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Ben de eleştirinin altında sıklıkla hasetlik duygusunun yattığını düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  3. İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırırsak sanırım bu iş oacak.

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir yazı Kadriye Hanım, kişiyi değil davranışı eleştirmek ve ben dilini kullanmak çok önemli. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  5. Eleştiri, gizli hayranlıktır konusunda ne kadar doğru çıkarımlarda bulunmuşsunuz. Keyifle okudum yazınızı. Bu arada takipte değilmişiz. Hemen takibe aldım. Arada ziyaretinize gelirim. Çok önemli konular üzerinde paylaşımlarınız varmış. Okumak isterim teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. Ah bu sözler gerçekten çok anlamlı yargılama konusundaki

    YanıtlaSil
  7. Keşke her eleştiri böyle düşünülerek yapılsa... Bir de önceden ben övmeye çok dikkat etmezdim, örneğin kişinin kıyafetini beğendiysem bile içimden ne güzel diye geçirir unuturdum. Artık belirtmeye çalışıyorum ve gerçekten fark ediyor dediğin gibi :))

    YanıtlaSil
  8. Kadriyecim çok güzel bir konuya değinmişsin. Eleştiri genellikle suçlama şeklinde oluyor ve çok kırıcı oluyor. Senin yazdığın yöntemle eleştirme yapılsa muhteşem olurdu

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.