Kardeş Kıskançlığı

17
96
Geçenlerde nereden geldiyse aklıma kızım yeni doğduğu zamanlarda yaşadığım kardeş kıskançlığı geldi. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki kardeş kıskançlığı son derece normaldir(kendimden de biliyorum ayrıca . Benden 3 yaş küçük kardeşimle hala kıskançlık yaparız ki biz)
Oğlum bir kardeşi olmasını çok istemişti. Hatta 4 yaş civarlarında kreşte ” benim kardeşim olacak” diyormuş herkese. Ben onu almaya gittiğimde öğretmenler beni hep tebrik ediyorlardı. “Aaaa hamile misiniz?” diyorlardı. Neyse efendim biz de bu zibidiye inandık. Çünkü anne babalar ilk çocuğu kendileri için ikinci çocuğu da ilk çocuk için isterlermiş dedik. Çünkü öyle duyduk:)))
Hamile kaldığım ilk ay  tatile gitmiştik. Arda’ya da hamile olduğumu kimseye söylememesini tembihledik. Söylemedi, söylemedi ama plajda yanımızdakilere, yoldan geçenlere ,yani herkese “biliyor musunuz biz aslında 4 kişiyiz” dedi.
Karnım büyümeye başlayınca Arda da kıskanmaya başladı kardeşini. Mesela bir gün arkadaşına “biliyor musun Sarper annem kardeşimi her gün yanında işe götürüyor ama beni kreşe bırakıyor, beni yanında götürmüyor” dediğini duyduğumda kulaklarıma inanamadım ve doğumdan sonra yaşayacaklarım için endişelenmeye başladım(yeterince endişelenmemişim:))))
Ve sonra Ezgi geldi. Annesiyle baş başa , sürekli mıç mıç bir ilişki yaşayan Arda Paşa buna epey bozuldu. Çünkü annesi onunla o kadar ilgilenmiyordu artık(çok haklı) . Eve gelen misafirler bile onunla ilgilenmiyordu. Ama ben Arda içinde küçük hediyeler alıp gelen misafirlere veriyordum ve “bunu sana aldık der misiniz?” diyordum (bunu şiddetle tavsiye ederim, çok işe yarıyor). Kıskançlığın boyutlarını en aza indirgemeye çalışıyordum. Ama bu duygu epey güçlüdür, bilenler bilir:)))
Bir gün Arda yine  Ezgi’nin tepesinde yine sıkıştırıyorken Ezgi tırnaklarıyla Arda’nın yüzüne bir faça attı ki görünce içim cız ettti. Aslında fena halde hak ettiğini düşünüyordum ama ikisi de sizin yavrunuz olduğu için kalbiniz acıyor tabi. Tırnak izi geçmezmiş, bunu da tecrübeyle öğrenmiş olduk. Hala Arda’nın yüzünde kardeşinin bıraktığı iz var ve ben o gün Ezgi’ye bakıp “bu kız başının çaresine her türlü bakar” diye düşündüm(hala da öyle düşünüyorum:)))
Arda okula Ezgi yürümeye başladığı yıl hayatımın en renkli, en cinnetli, en psikopat yılıydı. Cehenneem azabı dediklerinde aklıma gelir halen:))) O derece yani. En zorlandığım yıl, saçlarımdaki beyazların arttığı, annemin neden yaşlandığını anladığım zamanlardı.
Şimdi büyüdüler. Kardeş kıskançlığı bitti dememi beklemiyorsunuz heralde:) Halen devam ediyor ama ben artık kapıyı kapatıp televizyonun sesini açıyorum:) Sonra mutfağa yanıma gelip “ama anne Ezgi şunu yaptı, ağabeyim bunu yaptı vb……” bitmez tükenmez şikayetler ettiklerinde oldukça sakin bir şekilde “bunu çözebileceğinizi düşünüyorum, aranızda halledin sonra bana da anlatın olur mu? ben merak ederim” diyorum. İnanır mısınız kestim ayaklarını:))))Gelmiyorlar artık.
Gelelim yazının ana fikrine: çocuklarınız kavga ettiğinde ellerinde birbirlerine zarar verebilecek kesici ve delici alet yoksa karışmayın. Varsa ellerinden alın , gene karışmayın(ha bu arada gözünüz üzerlerinde olabilir ama bunu onlara belli etmeyin). Asla haklının kim olduğunu bulmaya, ilk kimin başlattığını tespit etmeye kalkmayın. Yok çünkü:))) Bu hataları yapmış birinden tavsiye. 
Kız kardeşimle çok kavga ettiğimiz dönemlerde annem “biriniz Amerika’ya biriniz Almanya’ya gidin, o kadar çok özleyin ki birbirinizi burnunuz sızlasın” diye beddua ederdi bize(ne kadar canından bezdirdiysek kadıncağızı). Bizde “ne özleyeceğim be bu gerizekalıyı” gibisinden sevgi dolu laflar ederdik. Sonra aynı ülkede ama farklı şehirlerde üniversite okumaya gittiğimizde en çok özlediğimiz kişi birbirimizdik. Özledim yani o gerizekalıyı:))) Kardeşlik güzel şey vesselam. Ne onunla ne onsuz olmaz:)))) Kardeşlerinizin değerini bilmeniz dileğiyle.

17 YORUMLAR

  1. Benim şimdilerde yoğun yaşadığım, gideceğim bu diyarlardan, yetti moduna sokulduğum durumlar. Yalnız küçükler bir doz fazla cadı oluyorlar. Hakemlik yapmaktan yoruldum, bana zoraki beyin fırtınası yaptırıyorlar iyi yanı bu.

  2. Kadriye canım merhaba;
    Gülümseyerek yaşadım yabancı olmayan duyguları ….
    Emeğine sağlık ve fikrine … Pek sevdim
    Sevgiyle kal

  3. Kardeş kıskançlığı gerçekten önemli bir konu.Ben proje konumu seçerken bunu da düşünmüştüm.Güzel bir yazı olmuş.Ellerine sağlık 🙂

  4. kadriye cok tebessumle okudum yaaa annenin lafini kardesi ablasi abisi olan kendi cocuklugunda duymayan yoktur herhalde :))) arda ve ezgi arasinda kurdugun denge ve bizlere verdigin ogut cok yerinde gercekten henuz 2. dusunmeyen bana bile ilham verdi :)))

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz