Kızım'a Mektup

11
21

Dün gece
saçlarını tararken seninle ilgilenmenin ne kadar keyifli olduğunu düşündüm ve
bazen bu keyfe bile ayıracak zamanımın olmayışına üzüldüm. Yani bazen sadece iş
olarak gördüğümü farkedip hüzünlendim. Daha ne kadar taratırsın ki saçlarını
bana. Biraz daha büyüdüğünde kendin tararsın. Zaten şimdi bile “anne
acıtıyorsun biraz yavaş tara” diye çemkiriyorsun.”Babam hiç
acıtmıyor” diyorsun. Baban sabır kelimesinin karşılığı bir insan . Ama ben
sabırsızım anneciğim kendi saçımı bile öyle taramışımdır hep. Allahtan güçlü
saçlarım vardı da benim hoyratlığıma rağmen hala kafamda durabiliyorlar:)
Bu blog bir
günlük gibi. O yüzden yıllar sonra okurum belki, okursun belki diye yazmak
istedim bugün bunu.
Seni o kadar çok
seviyorum ki kızım. İyi ki varsın. Sana baktığımda çok güzel olduğunu
düşünüyorum. Ve büyüyeceğini. Canının yanacağını hayal ettiğimde canım yanıyor.
Ama öyle olacak, hayat bu.Gözünün içine bakarak, herşeyden korumaya çalışarak
büyütsekte seni , bazı şeyleri öğrenmen için üzüleceksin, kırılacaksın, canın
yanacak. Annelik buymuş “çocuğunu herşeyden korumak istemek” . Bazen
annelik psikopatlık gibi bir şey diyorum. Bir dakika önce çok kızıp anında
pişman olmak. Işık hızında duygu değişikliği yaşamak.

Bazen
“anneciğim beni yıkar mısın?” diyorsun ben de sana “artık kendin
yıkanabiliyorsun” diyorum. Aslında benim seninle ilgilenmemi istediğini
biliyorum ama yapacak hep işlerim oluyor. Ne acı. Bu işler hiiiiç bitmiyor.
Zaten akşamları görüşüyoruz sadece. O zamanda hep işlerim oluyor, ya da yorgun
oluyorum. Yorgun ve sinirli. Özür dilerim bebeğim. Benden bir şey istediğinde
sana kızdığım için.
Bazen hayatta
önemli olanın ne olduğunu düşündüğümde sadece siz geliyorsunuz aklıma. Sen ve
ağabeyin. Ama sonra bu kadar önem verdiğim halde sizinle yeterince
ilgilenmediğimi düşünüp suçluluk hissediyorum. Ha bir de annelik suçluluk
hissetmek, kendini yetersiz hissetmek demekmiş.
Seni ilk
gördüğüm anı hatırlıyorum. Bu dünyada başka hiçbirşeyin hissettiremeyeceği
duyguyu anımsıyorum. Pembecik bir şeydin. Minnacık. Masum, tam bir melek gibi.
Sende erken doğduğun için(ağabeyin gibi) çok çirkindin. Ama babanla ben,
dünyanın en güzel şeyine bakar gibi bakıyorduk sana. Öyle özlüyorum ki o
günlerinizi. Keşke arada sırada o günlere gidip sizi sevip gelebilsem:) Bu
günleri de özleyeceğim biliyorum. Bıcır bıcır sürekli konuşmanı. Baban,
ağabeyin ve ben sürekli “Ezgi sus artık yeter” diyoruz. Sonra öyle
dediğimize de üzülüyorum. Konuş bebeğim istediğin kadar.
Bazen “bana
bebeğim deme ben büyüdüm artık” diyorsun. Ben de sana “istersen 50
yaşında ol hep benim bebeğim olacaksın” diyorum. Hoşuna gidiyor. Ve bana
“anne sakın ölme” diyorsun:)

Her annenin bir
kızı olmalı derim hep. Allaha şükürler olsun ki benimde bir kızım ve bir oğlum
var. Biz üç kız kardeş olduğumuz için kız çocuklarının anneyle olan bağlarını
bildiğimden olsa gerek öyle isterdim.
Şimdi bu yazımı
okuyunca oğlum kıskanacak. Sana da yazacağım anneciğim merak etme. Babama
“kardeşimi daha çok seviyorsun” dediğimde “elinden bir parmak
seç, kes bakalım hangisi daha çok acır” derdi. “Eşit acır”
dediğimde “işte siz benim için, annen için öylesiniz, birinizi daha çok
sevmemiz mümkün değil” derdi. Şimdi de ben veriyorum aynı örneği size.
Kimbilir belki sizde çocuklarınıza verirsiniz bu örneği. Çünkü hayat bir devir
daim.

Dün gece sana
“iyi ki varsın, iyi ki benim kızımsın” dediğimde bana “anne, bir
çocuğun daha olsa onuda beni sevdiğin kadar sevip ona da “iyiki
varsın” dermiydin” dedin. Ben de “derdim tabi ki o da benim
çocuğum olacak sonuçta” dedim. Suratını astın. Ben de güldüm “olmayan
kardeşini mi kıskanıyorsun yani şimdi” dedim. Sen de düşünüp gülümsedin ve
“evet ya ne komik” dedin. Evet bir çocuğum daha olsa onu da sizi
sevdiğim gibi severdim. Ama sevgi bölündükçe azalan birşey değil. Hatta çoğalan
bir şey.
Seni kocaman öpüp mektubuma burada son veriyorum ama yazmaya devam edeceğim merak etme:)

11 YORUMLAR

  1. Ne kadar güzel yazmışsınız. Bir kız çocuğum olmasını istemekte ne kadar haklı olduğumu gösterdiniz adeta. Gerçekten çok güzel çok özel bir kızınız var, Allah onu ve abisini sizlere bağışlasın.

  2. Kızsan suçluluk duyuyorsun kızmasan yanlış mı yaptım diyorsun. Sus demek istemiyorsun ama hiç nefes almadan saatlerce konuşunca artık dayanamıyorsun. Amaaan anne olana kadar pişmanlık duygusunu bu kadar yaşamazdım ben, zor iş 🙂 Ama yine de iyi ki doğurmuşuz 🙂

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz