İletişebilmek

4
15
İLETİŞEBİLMEK
Merhaba
Bugün sizlere hepimiz için çok önemli olan ama etraftan , kulaktan duyma
öğrendiğimiz ve bilmediğimiz için çok çatışma, yanlış anlaşılma yaşadığımız
iletişimden bahsetmek istiyorum. Bir projem var benim Milli Eğitim Bakanı
olduğumda kesin yapacağım (vaat değil valla, dediydi dersiniz:)). İletişim,
Para nasıl yönetilir? (yada kişisel finansta olabilir adı) ve adab-ı muaşeret
dersleri koyacağım müfredata. Çünkü eğitim ne demek? sadece üçgenin iç
açılarını toplamayı öğrenip toplum içinde nasıl konuşacağını bilmemek mi? Ya da
tarihte ki savaşların tarihlerini öğrenip kendi bütçeni yönetememek mi? Hani
hep bir geyik muhabbeti vardır “bu öğrendiklerim gerçek hayatta ne işime
yarayacak?” diye. Biraz da gerçek hayatta olmazsa olmaz bilgileri öğrensek
çok daha iyi olacağını düşünüyorum.
Mesela Japonya da ilkokul öğrencileri çantalarında bir bez taşırlarmış. Bu
bezle sıralarını silerlermiş ve öğretmenler ilk önce kendi çevresinin ,
bulunduğu ortamın temizlenmesi gerektiğini öğreterek rehber oluyorlarmış. Bu
haberi okuduğumda “kesinlikle böyle olmalı” diye düşündüm. Geçen gün
memur bir arkadaş çalışma masası kirlendiği için fellik fellik temizlik
görevlisini arıyor. Ona dedim ki “tırnağın varsa başını kaşı” yani
“bez var odada kendin sil, yani başkasına iş yaptırmaya bu kadar meraklı
olma” dedim. Pek hoşuna gitmedi. Çünkü toplum olarak iş yaptırmayı ağa
olmayı çok seviyoruz. Herkes paşa çocuğu maşallah. Burada çok sevdiğim bir ata
sözünü paylaşmadan geçemeyeceğim “Sen ağa ben ağa, bu ineği kim sağa”
.
Konu dağıldı gene toparlıyorum şimdi. İletişimi bilmiyoruz. Demem o ki
birazcık bilsek çok daha doyum veren ilişkilerimiz olacak. “Ne söylediğin
değil nasıl söylediğindir önemli olan” .Yani toplum içinde yaşıyoruz
sürekli insanlarla iletişim halindeyiz. Ne kadar başarılı iletişim o kadar
huzurlu insanlar, o kadar huzurlu bir toplum. Saygı, nezaket ve doğru
iletişimle açılamayacak kapı yok.
Peki nasıl iletişim kurmamız gerek? Bence en önemlisi suçlayıcı “sen
dili” yerine “ben dilini” kullanmak. Hatta özellikle yakın
ilişkilerimizde sadece bu değişikliği yapabilsek, hayatımıza yansımalarının çok
büyük olacağına emin olabilirsiniz. Çünkü “sen şöyle yapıyorsun”
dediğimizde karşımızda ki kişiyi savunma durumuna sokuyoruz. “Ama senin
böyle davranmam benim şöyle hissetmeme neden oluyor” şeklinde bir cümle
kişiyi savunma durumuna sokmadan yaptığı davranışı farkedip üzerine düşünmesini
sağlıyor. Geçenlerde yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.İş için telefonla
görüştüğüm bayan(kadınlarla malesef daha çok yaşanıyor) sorduğum soruya yapıcı
bir cevap vermek yerine  “dediğiniz gibi
yaparsanız evrakınızı iade ederim ” dedi. Öyle haklı görüyordu ki kendini
“lütfen sende terslen de kavga edelim” diyordu resmen ama ben sadece
“ben sizden yardım istiyorum, doğru olanı yapmaya çalışıyorum neden böyle
konuşuyorsunuz?” dedim ve x hanım telefonda bir süre sessiz kaldıktan
sonra soruma düzgün bir cevap verdi. Kolay olan onunla aynı tarzda konuşup “telefon öyle kapatılmaz böyle kapatılır” yapmaktı ama ben zor ama yapıcı yolu seçtim.
Sonuçta amacımız üzüm yemek öyle değil mi? Bağcıyı dövmek değil. İşte bunu hiç
unutmamalıyız.Dedem “hep dişi konuşun” derdi bize. Yani keskin değil
yumuşak olsun cümleleriniz. Kimseye batmasın. O yapamıyorsa siz yapın bir şey
kaybetmezsiniz hatta kazanırsınız. 
Ne demiş Mevlana “Arayan sen ol,bulan
sen; Tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen! Kula vefası olmayanın Hakk’a vefası
olmaz”.

4 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz