ÖZGECAN

2
26

   Haberi ilk duyduğumda çocuklarımla akşam yemeğindeydik. İlk düşündüğüm şey çocuklarımın olayı duymamasıydı. Korumak istedim onları Türkiye’nin yada dünyanın çok acımasız bir yer olduğu gerçeğinden. Sesini kıstım televizyonun ama beynimde haber tekrar tekrar yankılanıyordu.
   Sonrasında aklımın bir köşesinde sürekli Özgecan’ı düşündüm. Kendisine yapılanlar esnasında bilincinin yerinde olmamış olmasını diledim. Bayılmış, sonrasında da hiç acı duymadan melek olup gitmiş olmasını istedim. Sanki o zaman daha kabul edebilirdim. Bir yerde okudum “Bağırmış mıdır acaba? Anne diye yardım istemiş midir? Bir an önce bitsin Allahım diye yalvarmış mıdır? Canı çok acımış mıdır?” bu ve bunun gibi bir sürü soru benim de kafamın içinde dönüp durdu.

   Ben çocuklarımı haberinden korumaya çalışırken zavallı annesinin neler hissettiğini düşündüm. Allahım çok büyük sabır versin ailesine. Bundan sonra insanların kızlarını tek başına biryerlere göndermekten daha çok çekineceklerini düşündüm. Hatta belki bazıları başka bir şehir bile yazdırmayacak kızlarına üniversite sınavında. Anneler kızları eve azcık geç kalsalar aşırı tedirgin olacaklar. Kızlar dolmuşlara, taksilere, otobüslere binmeye korkacaklar daha fazla.Bu korkuyu yaşamayanımız yoktur ya zaten. Artacak iyice.
   Sosyal medyada okumuşsunuzdur diye düşünüyorum İngiliz Yargıcı. Gece yarısı parktan geçen bir kızı taciz eden bir adama 7 yıl 7 gün hapis cezası verince gazeteciler sormuşlar “Adam kıza elini bile sürmemiş taciz suçu için bu ceza çok değil mi?” Yargıç”Kızı korkutmanın cezası 7 gün . 7 yıl İngiliz Kızlarının gece yarısı sokakta dolaşma özgürlüklerine saldırmanın cezası” demiş.
   Bizde de olmalı caydırıcı cezalar. İdam cezası da olmalı. Katilin ifadesini okudum , hiç yakalanmayacağını düşünmüş. Ceza almayacağını düşünmüş. Onun için cesaret edebilmiş. Olmalı ki kimse cesaret edemesin bir daha. 


2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz