Kişisel Algılama Hastalığı

alınganlık karikatür ile ilgili görsel sonucu

Toplum olarak bir çok şeyi kişisel algıladığımızı, gereksiz alınganlık yaptığımızı düşünüyorum. Bu toplumun bir parçası olarak , öncelikle ben ve genel olarak kadınlar. Cümleyi şöyle toparlayacak olursak Türk toplumu , özellikle Türk Kadını biraz alıngandııııır:)))) 

alınganlık karikatür ile ilgili görsel sonucu

Gereksiz alınganlık yaptığımı ve bir çok şeyi anlamsızca kişisel algıladığımı ilk kez üniversite bittikten sonra öğretmen olmak için aldığım pedogojik formasyon eğitiminde fark etmiştim. O güne kadar hiç üzerinde düşünmemişim, hiç farkında olmamışım. Bir eğitimin başarısı eğitim alan kişide bir takım düşünce ve davranış değişikliğine yol açıp açmadığıyla ölçülür(bunu da o eğitimde öğrenmiştim:))) Bende formasyon eğitimi bakış açısı değişimine ve davranış değişikliğine yol açtı kesinlikle. Başarılı bir eğitimmiş diyebiliriz:)))


Kişisel algılamayla ilgili ikinci fakındalığım Psikolojik Danışmanlık yüksek lisansı yaparken bir hocamızın anlattığı örneklerle oldu. Dedi ki hocamız; eğer bir insan size kilo aldığınızı söylüyorsa hiç üzerinize alınmayın kendisinin kilo aldığını düşünüyordur ya da o sabah kötü göründüğünü düşünüyorsa size kötü göründüğünüzü söylemesi yüksek bir olasılıktır. Yani insan doğası gereği en önem verdiği şey kendisidir ve kendinde hissetmediği hiç bir şeyi dışarıya yansıtamaz. 

alınganlık karikatür ile ilgili görsel sonucu

Sonra bu farkındalıklarımla ne mi y aptım? Çok gözlem yaptım ve insanların davranışlarını üzerime alınmamayı öğrendim. Yani birisinin bana bu öğrendiklerimden önce söylediği bir cümleyi bütün gün kafaya takma sebebi olabilecekken şimdi "benimle ne ilgisi var ki?  tamamen kendisiyle ilgili, içindekini dışına vuruyor işte" diyorum. Bunu fark etmek ve yapabilmek öyle güzel ki, değerli zamanınızı, diğer insanların "bunu neden böyle söyledi, neden surat astı ki şimdi vb....." gibi davranışlarını yorumlamayla geçirmiyorsunuz. Negatif şeyler düşünmediğiniz için de daha mutlu ve huzurlu bir insan oluyorsunuz.
Geçen sabah eşimle işe giderken telefonu çaldı ve telefon arabaya tanımlı olduğu için konuşmaya bende şahit oldum. Konuştuğu kişinin tarzı hiç hoşuma gitmedi, sanki biraz eleştiriyor ve bir işi yapması için nazik bir şekilde zorluyordu. Bunu eşime söylediğimde gülümsedi ve hiç öyle düşünmediğini söyledi . "Bu bir iş, karşımdaki kişinin tarzı, tavrı bana değil ki, çalıştığım kuruma. Benim temsil ettiğim firmaya kızıyor ya da eleştiriyor, benimle ilgisi yok ki" dedi ve ben onun matematik zeka ya da mühendis kafası olduğunu bir kez daha hayretle gördüm. Ve aslında ne kadar doğru söylediğini düşündüm. Özellikle iş hayatında ne  çok sık bunu yaptığımızı hatırladım. Sonra bana bir aydınlanma geldi:)))) sonra da bir gülme:)))
Neyse efendim bazen olaylara yukarıdan bakıyormuş gibi durup bir düşünmekte fayda var. Düşünürken de kişisel algılıyor muyuz, gereksiz alınganlık yapıyor muyuz diye bir sorgulamak lazım. Eğer öyleyse önce kendiniz sonra tüm çevreniz adına hayırlı bir şey yaparak kişisel algılamamaya çalışmaya başlayalım(hadi hemen şimdi yapalım). 
Son olarak son zamanlarda çok sık kullandığım bir cümleyle yazımı bitirmek istiyorum "kimse size karşı değil, sadece herkes kendinden yana":) Sevgiler.......


6 yorum:

Blogger tarafından desteklenmektedir.