Aslıhan Gürbüz'ün Kiloları

YAZAR : Çarşamba, Eylül 19, 2018
merve aksak.jpg

Dün akşam itibariyle Ufak Tefek Cinayetler dizisi yeni sezonuna başladı. Ben bu sezon izlememeye karar vermiştim. Ama akşam birazcık gözüm takılmış olabilir:)))  Gözüm takıldığı dakikalarda Aslıhan Gürbüz'ün biraz kilo almış olduğunu düşündüm , hatta eşim de dedi. Ve neden zayıflamıyor acaba, diğer oyuncular gibi diye konuştuk. Bende hemen google'a sordum ve sosyal medya hesaplarından birinde kendisini kilolu olması yüzünden eleştiren bir takipçisine verdiği cevabı çok beğendim. Aşağıda cevabını paylaşıyorum . Cevabını okuduktan sonra düşündüm öyle bir sıfır beden dayatması var ki herkes öyle olmalıymış gibi bir düşünceye kapılıp insanları eleştirebiliyoruz. İşte bu hep medyanın beyin yıkaması. Oysa ki ben hep kadınların kalıba sokulmaya çalışılmasına çok kızarım sözde. Ama öyle işlemiş ki bilinçaltımıza kadının neden kilo vermediğini sorgulama cüretine kapılabiliyoruz. Kendime inanamıyorum:( Diğer 3 karakter hastalıklı gibi zayıf bence ve asıl anormal onlar  Yani Aslıhan normal diğerleri anormal aslında .:)))

İşte cevabı;
Gürbüz, "Ya bu kilolar ne olacak? Acil çözmen lazım" diyen takipçisine, "Tatlım senin başka bir kadının bedenini kafaya takman ne olacak? Acil kendine başka dertler bulman lazım" yanıtını verdi.

Gürbüz ayrıca bedeniyle barışık olduğunu anlatan uzun bir açıklama yazdı. İşte ünlü oyuncunun kilolu olduğunu söyleyerek kendisini eleştirenlere yanıtı:

“Hiçbir kalıbınıza, ön yargınıza kulak asmıyor, önem vermiyor ve bir duygu barındırmıyorum önce orada bir anlaşalım.

Cevap verip ifşaa ettiklerimi, canım yandığından ya da duygulandığımdan (veya sizin deyiminizle kezbanlıktan)değil paylaşmam. 

Biraz farkındalık sağlamak isterim, bu mesleği 10 yıldır böyle bir bedenle yerine getiren bir kadın ya da sizin deyiminizle ÜNLÜ olarak.

Farkındalık yaratmak isterim, binlerce takipçisi olan, sevdiği işi yaptığı için sevilen ve takip edilen biri olarak.

aslihan gurbuz neden zayiflamiyor ile ilgili görsel sonucu

O yüzden bu sayfada çiçek-böcek deniz-güneş fotoğraflarım daha çoktur. Çoğunda makyajım ya da çok güzel pırıltılı kıyafetlerim de yoktur. O yüzden uzun uzun yazarım bazen altlarına düşüncelerimi ki, bir kişiyi etkileyebilirsem ne mutlu bana. 
Kalıplarınızdaki ünlü anlayışı nedir bilemem ama bazılarınızı karşılamadığımın farkındayım. Ama karşılamak için de bir çabamın olmadığını bilmenizi isterim.
Bir karakterin bana uygun olduğunu düşünen yapımcı-senarist-yönetmen o kadını bana emanet eder, ben de elimden geldiğince o emanete hizmet etmek için çalışır çabalarım. O rolün Aslıhan’a uygun olduğunu düşünen merci, kaşımı-gözümü, yüzümü-saçımı, bedenimi-yaşımı gözönünde bulundurarak bir karar verirler, koca koca insanlardan bahsediyorum haaa.

10 yıldır teklif edilen kadınlar içinde hiç balerin, eski manken, verem hastası ya da gencecik bir genç kız vs olmadı, olamaz da. Öyle bir kadın oynamadım oynayamam. Fiziksel olarak inandırıcılığım olmaz olamaz! 38-40 bedene sahip, makyaj yapıldığında olgunlaşan 35 yaşında bir oyuncu olarak.

Bunun hem ben hem de benimle birlikte proje yapan o koca insanlar tarafından fark edildiğini ve bilindiğini unutmayın.

Yeryüzünde KADINa dair dayattığınız hiçbir baskı, ne kadın ne de oyuncu olarak umurumda değil.

İşimi en iyi şekilde yapmak, iyi bir insan olmak ve doğa ile bir bütün olmak gibi dertlerimden başka derdim de yok. Her yıl bir ameliyat geçirmiş, genetik mirası birazcık talihsiz biri olarak SAĞLIK ve SIHHATten başka dileğim de.

Mutluluğun çok daha basit olduğunu, iyi olmanın da o kadar zor olmadığını düşünüyorum.”

Okullar Açıldı Hayırlı Olsun

YAZAR : Salı, Eylül 18, 2018

Zeynepinharkalardiyarı hesabını aslında ilk önce instagramda keşfettim. Çok gülüyorum bu kıza, ince ince hicvediyor.  Mesela bu videosunda sürekli okulda çocuğunu bekleyen, her şeyi bilen ve kendisine "whatsapp grubu kurucu başkanı" statüsünü veren kadınları hicvetmiş. 
Sürekli okulda yaşayan ve her şeyin en iyisini bilen bir anne grubu var gerçekten de. Çocuklar okula başlayınca tanıştım ben onlarla:)))  O kadar iyi anneler ki çocuklarını hiç yalnız bırakmıyorlar! Sıraya girdiklerinde yanlarında bekliyor, teneffüs zili çalınca sınıfa gidip çocuğunu tuvalete götürüyorlar. Tek varlık sebepleri çocuklarıymış gibi davranıyorlar. Anlaşıldığı üzere ben o annelere biraz kızıyorum, çünkü benim çocuklarım küçükken "anne şunun annesi her gün okula geliyor onu bekliyor sen neden gelmiyorsun?" diyorlardı hatta "sen de gel noluuur" diye ağlıyorlardı. O yaşta bir çocuğa çalıştığımı izin alamayacağımı anlatamıyordum bir türlü. Sonra kabullendi yavrularım çaresizce. Başlarının çaresine bakmayı öğrendiler ki bence bir anne babanın en önemli görevi kendi ayakları üzerinde duran çocuklar yetiştirmektir. Böyle annelerin çocuklarına davranış şekilleri kendi bilecekleri iş , ben sadece etrafında ki diğer çocukların nasıl etkilendiklerini fark etmelerini istiyorum. Belki biraz da kendi çocuklarına aslında zarar verdiklerini fark etmelerini istiyorum. Çünkü o çocuklar büyüdüklerinde hep anneleri yanında olsun isteyecekler. Hatta belki de annelerine kızacaklar , büyümelerine izin vermediği için. Anne de diyecek ki "senin için saçımı süpürge ettim" ama çocuk çok haklı olarak "yapmasaydın" diyecek. Yani normal süreç böyle oluyor. Kadın hayatını çocuğuna adıyor ve çocuk büyüyüp gittiğinde sudan çıkmış balık gibi oluyor.  Çocuk gidemezse de bağımlı ilişki devam ediyor.  
Son zamanlarda bunun adına "helikopter ebeveynlik" diyorlar. Sürekli çocuğun etrafında , onu koruyup kollayan, hiç bir şeye üzülmesine izin vermeyen, her şeyi çocuğun yerine halleden anne babalar, çoğunlukla anneler. Feda-karlık kelimesinde olduğu gibi bir feda varsa bundan kar da vardır. 
Bu durumun psikolojik, sosyolojik, toplumsal bir çok sebebi var ama bence anneler çocuklarının iyiliği için bunu yapmamalılar. 
Anlattığım şeyi tüm çalışan anneler az çok yaşamıştır diye düşünüyorum. Biraz daha duyarlı olabiliriz. Öncelikle kendi çocuğumuz için.


Zihninizi Serbest Bırakmanıza Yardımcı Olacak 50 Soru

YAZAR : Perşembe, Eylül 13, 2018
Bugün www.uplifers.com sitesinden alıntı bir yazı paylaşmak istiyorum. Hepimizin ihtiyacı olduğunu düşündüğüm için paylaşıyorum. Hayatımızdaki sorunları çözmek için doğru soruları sormayı öğrenmeemiz gerek ve cevapları da bizcden başka hiç kimse bilemez. Kendinizle yüzleşmeye hazır mısınız?
sorular ile ilgili görsel sonucu
Hayatımızda her zaman inişler ve çıkışlar yaşanabilir; bazen bu durum içinden çıkılmaz bir hal alır. Bu durumda kişi kendine birtakım sorular sormalıdır. Doğru bir cevabı olmayan sorular… Çünkü bazı soruların doğru ya da yanlış net bir cevabı yoktur. Bunlar sadece kişinin kendisini anlaması için yol göstericilerdir.
Aynı anda birçok şeyle aklınızı meşgul ediyor olabilirsiniz. Kimi zaman bunlar oldukça zor bir hal alsa da kendinize sorular sorarak zihninizi serbest bırakın.
 sorular ile ilgili görsel sonucu
  Kaç yaşında olduğunuzu bilmeseydiniz yaşınız sorulduğunda ne cevap verirdiniz?
  Hangisi daha kötüdür? Başarısız olmak mı hiç denememek mi?
  Eğer hayat bu kadar kısaysa neden sevmediğimiz birçok şeyi yapıyoruz?
  Her şey söylendiğinde ve bittiğinde, yaptığınızdan daha fazlasını söylediniz mi?
  Dünyayla ilgili tek bir şeyi değiştirecek olsaydınız bu ne olurdu?
  Mutluluk ulusal para birimi olsaydı hangi iş sizi zengin ederdi?
  İnandığınız şeyi yapıyor musunuz?
  İnsan ömrü 40 yıl olsaydı hayatınızı farklı kılmak için ne yapardınız?
  Hayatınızı ne ölçüde kontrol edebiliyorsunuz?
  Bir şeyleri doğru yapmak için endişeleniyor musunuz?
  Çok fazla saygı duyduğunuz ve hayran olduğunuz üç kişiyle yemek yiyorsunuz. Hepsi sizin en yakın arkadaşınızı şiddetli bir şekilde eleştiriyor. Ne yapardınız?
  Bir bebeğe tek bir tavsiye verecek olsanız bu ne olurdu?
  Sevdiğiniz birini kurtarmak için kanunları çiğner miydiniz?
  Daha sonra yaratıcılığı gördüğünüz yerde başta deliliği gördünüz mü?
  Çoğu insandan farklı yaptığınız şey nedir?
  Herkesi mutlu etmese de sizi mutlu eden şey nedir?
  Yapmanız gereken bir şey gerçekten yapmak istediğiniz şey mi?
  Bırakmanız gereken bir şeyi tutmaya devam ediyor musunuz?
  Şu an yaşadığınız yerden taşınacak olsanız nereye yerleşirdiniz?
  Asansördeki tuşlara birden fazla basıp böyle yapınca asansörün daha hızlı hareket edeceğini düşünüyor musunuz?
  • Endişeli bir dahi mi mutlu bir saf mı olmayı tercih ederdiniz?
  • Neden siz?
  • Arkadaş olarak görmek isteyeceğiniz türde bir arkadaş mısınız?
  • Hangisi daha kötü: İyi bir arkadaşın yakınınızdan taşınması mı yakında yaşayan bir arkadaşla irtibatı koparmak mı?
  • En çok ne için minnettarsınız?
  • Eski hatıraların hepsini unutmayı mı yeni hiçbir anı oluşturamamayı mı tercih edersiniz?
  • Mücadele etmeden gerçeği bilmek mümkün mü?
  • En büyük korkunuz başınıza geldi mi?
  • 5 yıl önce sizi inanılmaz üzen bir olayı düşünün. Şu an önemli bir olay gibi gözüküyor mu?
  • En mutlu eden çocukluk anınız hangisi? Onu bu kadar özel kılan ne?
  • Yakın geçmişte en son ne zaman tamamen tutkulu ve canlı hissettiniz?
  • Şimdi değilse ne zaman?
  • Eğer ona henüz ulaşamadıysanız nasıl kaybedebilirsiniz?
  • Hiç konuşmadan sadece sessiz bir şekilde yürüyerek biriyle en iyi diyalogunuzu yaşadınız mı?
  • Sevgiyi destekleyen dinler neden bu kadar çok savaşa sebep oluyor?
  • Kuşkulanmadan bunları bilmek mümkün mü? İyi ve kötü nedir?
  • 1 milyon dolar kazansanız işinizi bırakır mıydınız?
  • Şu an yaptığınız işi daha az oranda yapmayı mı tercih ederdiniz yoksa gerçekten sevdiğiniz işi daha uzun süren saatlerde yapmayı mı?
  • Bu günü daha önce yüzlerce kez yaşadığınızı düşünüyor musunuz?
  • En son ne zaman güçlü bir şekilde inandığınız bir fikrin yumuşak parıltısıyla karanlıkta yürüdünüz?
  • Eğer yarın tanıdığınız herkesin öleceğini bilseydiniz bugün kimi ziyaret ederdiniz?
  • Son derece çekici ya da ünlü olmak için yaşamınızı 10 yıl azaltmak ister misiniz?
  • Hayatta olmak ve gerçekten yaşamak arasındaki fark nedir?
  • Risk ve ödülleri hesaplamayı durdurarak bildiğiniz şeyi doğru yapmanın vakti ne zaman gelir?
  • Eğer hatalarımızdan bir şeyler öğreniyorsak hata yapmaktan neden bu kadar korkuyoruz?
  • Kimsenin sizi yargılamayacağını bilseniz hayatınızda neler değişirdi?
  • Kendi nefesinizin sesini en son ne zaman dinlediniz?
  • Aşık mısın? Son eylemlerinden herhangi biri bu aşkı açıkça dile getirdi mi?
  • Bundan 5 yıl sonra dün ne yaptığınızı hatırlayacak mısınız? Bundan önceki gün ne olacak? Ya da ondan önceki gün?
  • Kararınızı şimdi vermelisiniz. Soru şu: Bir şeyleri kendiniz için mi yapıyorsunuz yoksa başkalarının sizin için yapmasını mı sağlıyorsunuz?




Kendini Şımart Bence:)

YAZAR : Pazartesi, Eylül 03, 2018

kendini sev ile ilgili görsel sonucu

Ben 19 yaşında işe başladım. Hem çalışıp hem okudum . Haftada 2-3 gün nöbet tutup gündüzleri okula gidiyordum . Çok zor bir dönemdi. Benim gibi uykusuna düşkün biri uykusuz kalacak ve ertesi gün okula gidecek 🤤inanılır şey değil . Ama insanoğlu her şeye alışıyor. O dönemlerde kendimi çok yorgun, mutsuz hissettiğim zamanlarda kendime sorardım "Kadriye canım, ne yapmak istersin bebeğim?" sonra o ne derse onu yapardım 😃😃 yani kendimi şımartırdım. Kendini şımartmak insana çok iyi gelen bir şey . Hayatta bizi zorlayan şeylere katlanmamızı , daha pozitif olmamızı sağlıyor. O zamandan beri bazen gene sorarım kendime "Ne yapalım bebeğim? Söyle hemen yapayım " derim. Size de tavsiye ederim. Çünkü insan önce kendini sevmeli .
Kendini şımart bence, yoksa başka birinin şımartmasını çok beklersin:))))


kendini sev  şımart ile ilgili görsel sonucu

Kral Kaybederse Kitap Yorumu

YAZAR : Cuma, Ağustos 31, 2018
kral kaybederse ile ilgili görsel sonucu

Psikiyatrist Doktor Gülseren Buğdayıcıoğlu'nun kitaplarını hep duyuyordum ve kendisi Ankara'da büyük bir Psikiyatri Kliniği olan Madalyon Kliniğin sahibi. İlk okuduğum kitabı Kral Kaybederse ve sanırım bu kitaptan sonra diğer kitaplarını da okuyacağım fırsat buldukça. Anlaşıldığı üzere kitabı çok sevdim. 
Kitabın konusu Kenan isminde çok yakışıklı, zengin ve karizmatik bir adamın hikayesi. Ama onun hikayesini okurken kendinizi keşfediyorsunuz. Kitap ilk önce Kenan Bey'in hayatını anlatarak başlıyor ve sonra doktorla yollarının kesişmesi sonucu yaptıkları terapilerle devam ediyor . Herkesin kendinden bir şeyler bulacağını düşündüğüm bir kitap. Farkındalık son dönem çok popüler ve bu kitapla farkındalığınız artacak, emin olabilirsiniz:) Kendinizle ilgili , çevrenizdeki insanlarla ilgili bir çok şey keşfedeceksiniz. 
Kenan Bey ve hayatındaki kalıcı 2 kadın, geçici bir çok kadının hikayesi. Hayata bakışı ve bu bakışın hayatını nasıl etkilediği terapi seanslarında ortaya çıkıyor. Yazarın dediği gibi hayatımızda geçmişten gelen motifler var ve bunların farkına varmazsanız sürekli tekrarlıyor bu motifler hayatınızda. Motif dediği olaylar örgüsü. Mesela alkolik babası olan bir kızın alkolik bir erkeği evlenmek için seçmesi , hep aynı hatayı yapan insanlar, hep yanlış seçim yapan insanlar, mutluluğu kendi elleriyle ve farkında olmadan iten insanlar. Neyi neden yaptığınızı fark edeceksiniz. Ve farketmekle başlar şifalanmak. 
Aslında içimizde bulunan yalnız kalma korkusu, değersizlik inancı, suçluluk duygusu gibi altta yatan duygularınızı fark etmenizi sağlıyor kitap. 
Hikayelerle insanlara bir şey öğreten, düşündüren, sorgulatan ve farkındalık yaratan kitapları çok seviyorum. O yüzden bu kitabı size de tavsiye ederim. 

Blogger tarafından desteklenmektedir.